|
|
Akdeniz Göç-Der'den 'Zorunlu
göç' konferansı
 |
Akdeniz Göç-Der'in düzenlediği 'Zorunlu göç'
adlı konferansta konuşan Doç. Dr. İsmet Emre Işık, Türkiye'de
insanların zorla yerlerinden edildiğini ancak geldikleri yerlerde ne
yapacakları konusunda devlet tarafından hiç bir şey yapılmadığını
kaydederek, "Savaşlarda insanların yerlerinden göç etmesi normaldır.
Türkiye'de yaşanan ülke içindeki zorla göçertme ise dünyada da bir
ilktir" diye kaydetti. |
Akdeniz Göç-Der, Göç Haftası etkinlikleri kapsamında Mersin Ticaret ve
Sanayi Odası Konferans Salonu'nda 'Zorunlu Göç' konulu bir konferans
düzenledi. Konferansa konuşmacı olarak Mimar Sinan Üniversitesi Öğretim
Görevlisi Doç. Dr. İsmet Emre Işık ve Sosyolog Ahmet Gegez katılırken paneli
yaklaşık yüz kişi dinledi. Göç ve Mersin konulu sinevizyon gösterimi ile
başlayan panelin açılış konuşmasını Akdeniz Göç-Der Başkanı Selahattin
Güvenç yaptı. Güvenç, derneklerinin çalışmaları hakkında bilgi verdikten
sonra çatışmalı ortamın oluşturduğu göçün etkileri üzerinde durdu. 1990'lı
yıllarla birlikte yaklaşık 3 milyon insanın yerinden zorla göçettirildiğini
vurgulan Güvenç, Mersin'e bu süreçte 200 ile 250 bin arasında bir kitlenin
göç ettiğini söyledi. Güvenç, göçedelerin halen ciddi sosyal, ekonomik ve
psikolojik sorunlarla yüz yüze olduklarını kaydederek bu sorunların çözümüne
ilişkin devletin bir proje üretmediğini ifade etti.
'Türkiye kaldıramaz'
Güvenç, son dönemlerde bölgede artan çatışmalara da dikkat çekerek bunun
yeni bir göç dalgası yaratacağı uyarısında bulundu. "Yeni bir göç dalgasını
Türkiye kaldıramaz. Yeni Maxmurlar yaratılsın istemiyoruz" diyen Güvenç,
operasyonlara son verilmesini istedi.
Güvenç'in ardından "90'lı yıllardaki göçü kavramak" konulu bir sunum yapan
Doç. Dr. İsmet Emre Işık ise Osmanlı'dan bu yana Türkiye'nin göç
politikalarına değindi.
'Dünyada bir ilktir'
Türkiye'nin göçü yönetemediğine vurgu yapan Işık, Gazi Mahallesi örneğini
gösterdi. "Kamyonlarla insanların mahalleye getirildiklerine şahit olduk"
diyen Işık, insanların zorla yerlerinden edildiğini ancak geldikleri
yerlerde ne yapacakları konusunda devlet tarafından hiç bir şey
yapılmadığını kaydetti. Savaşlarda insanların yerlerinden göç etmesinin
normal olduğunu söyleyen Işık, Türkiye'de yaşanan ülke içindeki zorla
göçertmenin ise dünyada da bir ilk olduğunu dile getirdi.
'Geleneksiz ve köksüz bir toplum yaratıldı'
Göçlerin köksüzleştirme, geleneksizleştirme gibi bir boyutunda olduğuna
değinen Işık, 90'lardan sonra yaşanan kitlesel göç ile gelenekler ve namus
yaklaşımında da değişimler yaşandığını söyledi. Işık, Bağlar Belediyesi'nin
yaptırdığı bir araştırmanın sonuçları üzerinden değerlendirme yaparak şöyle
konuştu: "İnsanlar kentlere yığılırsa onlara verilecek hizmetlerin de
kendiliğinden oluşturulması gerekir. Ancak bu bahsedilen milyonlarca insanın
çok kötü bir deneyimle kentlere geldi. Bağlar Belediyesi'nin yaptığı bir
araştırmada namus cinayetleri ile ilgili sonuçlar veriyor. Aslında içi
boşaltılmış, namus kavramını ters yüz eden sonuçlar çıktı. Bir vatandaş bana
bu esnada 'Burda eskiden Kürtzedeler yaşardı şimdi bir kilo una herşeyini
satan insanlar ortaya çıktı' diyor. Diyarbakırda 3 ile 6 bin arasında
kadının fuhuş yaptığı söyleniyor. Bir kilo una herşeyini satan insanların
olduğu bir ortamda nasıl bir namustan bahsedilebilir. Okul yapılmamış, cami
yapılmamış, daha sonra hiç bir şey olmadan sürmüşsünüz bu insanlardan ne
bekliyorsunuz. Geleneksizleşen, köksüzleşen aslında namus adına
namussuzlaşan bir toplumdan bahsediyoruz."
Işık'ın konuşması ardından Sosyolog Ahmet Gegez de Hacettepe Üniversitesi
Alan Araştırması'ndan deneyimlerini aktararak Zorunlu Göçün Yarattığı Psiko-sosyal
sorunlar üzerine bir sunum yaptı. Gegez'in sunumu ardından panele soru cevap
bölümü ile devam edildi.
(tç/he/sa)
|
|